tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Temmuz 2016 Cumartesi

Askerî Talim ve Terbiye Hakkında Görüşler - SON M.Kemal

Paylaşımın devamı
Merhaba. İlk bölümde lafın arasına pek girmemeyi tercih etmiştim. Belki gelecek paylaşımlarda bu tarz çalışmaların arasına yorumlar bırakmayı düşünebilirim. Lakin bu aktarımda da mevcut tutumumu devam ettireceğim. Size şimdiden iyi seyirler.


Sevk ve idare
Talimname’nin 257’nci maddesinde: "Beden gücünün muhafazası asıl amaç değil belki üstün bir icraat için, gücün zinde bulunması için bir çare ve tedbirdir.” denilmektedir. Günümüz, geçen asırlardan büsbütün başkadır. Bugün, üstün olan kazanır. Ordumuzun da soyundan gelen yiğitlik ve dindarlıkla istenilen yere sevk edilmek üstünlüğüne sahip olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Fakat bu da unutulmamalıdır ki ordumuzun soyundaki yiğitliği ne dereceye kadar doğru ise günümüz  harbinin önemi de ondan daha fazla açık ve kesindir. Ordunun talim ve terbiye ile bir komuta altında sevk ve idare edilebilmekteki kabiliyet derecesini yükseltmek, komutan ve subay heyetleri için namus ve şeref meselesidir. Bunu yapabiliriz ve ancak biz yapabiliriz. 


Talim ve terbiye
İktidarımızın eserlerini göstermekte her fırsattan istifade etmeliyiz. Aksi takdirde aciz ve miskin bir sürüden başka bir şey olmadığımız hakkındaki düşünceyi ve yabancılara boyun eğmek alçaklığını kabul etmek gerekir. Subay ve askerlerimizin muharebe meydanlarında gösterdikleri yiğitlik, her millet ve her ordu için gıpta edicidir. Lakin ölüm karşısında titremeden düşmanına saldıran kahramanların bu hareketlerinin vatan için, millet için daha faydalı, daha parlak neticelerle taçlandırılmasını arzu ediyorsak her komutan ve her subay maiyetinin talim ve terbiyesiyle meşgul olmalıdır. En büyük komutanların askerî tarihi yaldızlayan başarıları talim ve terbiyesine çalışılmış ordularla mümkün olmuştur. 

"asker evlatlar yetiştirmek zordur."


Tek yol çalışmak
Gerçekten büyük komutanlar, daima, öncelikle maiyetlerindeki ordunun talim ve terbiyesiyle meşgul olmuşlardır. İşte Napolyon işte Frederich! Subaylarımızın askerin talim ve terbiyesinde diğer milletlerin ordularından daha çok çalışmaya ve gayret sarf etmeye mecbur olduklarını düşünüyorum. 


Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

5 Temmuz 2016 Salı

Askerî Talim ve Terbiye Hakkında Görüşler - I M.Kemal

Atatürk'ün yazdığı kitaplar hakkında
Daha önceleri sizlerle paylaşmış olduğum yazıların bir kısmında olduğu gibi bu eserde de Atatürk'ün askerlik mesleğini icra ettiği esnada yazıya döktüğü çalışmalarından bir tanesini alıntılar yaparak size aktaracağım. Sunumum esnasında aralara girmemeye özen gösterdim. İyi seyirler.

"Mustafa Kemal ATATÜRK"

16’ncı Kolordu Komutanı Mustafa Kemal Edirne 28-29 Şubat 1916 

  • Askerî Talim ve Terbiye Kaç Şekilde İcra Edilebilir? Her Birinin Gayesi ve Her Birine Verilecek Önemin Derecesi Nedir? 
Yapılan bütün talimlerin asıl maksadı, harpte başarı sağlamak için, askerlerin ve subayların sahip olmaları gereken vasıf ve üstünlükleri onlara kazandırmaktır. Bundan dolayı askerî talim ve terbiyeyi kaç şekilde icra etmek gerektiğini meydana çıkarmak için harpte yürürlükte olan talimname ve kanunnamelerimize müracaat etmek yeterlidir. 


"disiplin zaruret olsa gerek"

Piyade Talimnamesi’nin 2’nci maddesinde diyor ki: “Harp, sıkı bir disiplini, bütün maddi ve manevi gücün sarf edilmesini ve kullanılmasını gerektirir.” Bu madde incelenecek olunursa harpte istenilen sonucu almak için iki şartın gerekli olduğu kesinleşir: 
  1. Askeri, gerçek bir disipline alıştırmak, 
  2. Askeri, muharebede bütün maddi ve manevi gücünü sarf edecek ve kullanacak şekilde yetiştirmek. İşte talim ve terbiyenin bu iki şekilde icra edilmesi lazımdır! İkinci şartın da iki önemli ve esaslı kısmı kapsadığı görülüyor.
    1. Maddi gücün en üst seviyeye çıkarılması, 
    2. Manevi gücün en üst seviyeye, en yüksek dereceye çıkarılması. 
"cesaret askerlik mesleğinin olmazsa olmazıdır"

Teori ve pratik hakkında
Askerlerin askerî disiplin ve düzene alıştırılmaları için yapılacak talimler; talimnamede de belirtildiği üzere teoriye ve pratiğe bağlı olan talimlerdir: Birliklerin belirli birtakım düzenleri alması, bu düzenlerin birinden diğerine geçilmesi ve böyle yanaşık düzenlerde bir ahenk ve intizama uyularak silah kullanımının icrası vesaire gibi. 

Mükemmeliyet
Ancak Talimname’nin 3’üncü maddesini okursak: Harpte yalnız sadeliğin başarıyı sağlayacağını ve bu sebepten dolayı kullanılacak nizamların sade ve basit olmasını, tam bir emniyet sağlanıncaya kadar talim edilmesi gerektiğini anlarız ki bu kurala uyduğumuzda disiplinin tesisi için yaptıracağımız bu tür talimlerle meşgul olma süremizin sınırlı olması gerektiğini kabullenmiş oluruz. 


Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız.

3 Temmuz 2016 Pazar

İkinci Dünya Savaşında Rus Harekatı - Son (1941 - 1945)

Uzakdoğu hazırlığı
Almanların Sovyetlere saldırmasının sonucu olarak Rusların da Almanların müttefiki olan Japonlara saldırma hazırlığına giriştiğini düşünmemek ahmaklık olacaktır. Japonlar da bu kaçınılmaz sona karşı güçlerini yeni bir sıklet merkezinde toplamaya başlar: Mançurya. Bu sırada Avrupa cephesinde işler Ruslar lehine dönüyor, Almanlar 1943 yılının ikinci yarısından itibaren Moskova kapılarından geriye doğru itilmeye başlıyordu. Tahran konferansında alınan kararlardan bir tanesi de Rusların Avrupa'da ikinci bir cephe açmasıydı. Yani Ruslar Hitler Almanyası'nın kesin yenilgisi olmadan Pasifik'te Japonlara karşı bir cephe açma taraftarı değillerdi. İleride Almanların kuşatılmasından itibaren üç ay içerisinde Japonlara harp ilan edilmesi fikri ağır basacaktır.

"emperyal mektuplar"
Viski ve purolar Churchill'den
Ekim ortasında Moskova'ya Eden ve Churchill gelirler. Toplantının sonunda Stalin kendisine İngiliz başbakanı tarafından verilen puro ve viskileri Poskryobyshev'e verip, "Bunları karargah subaylarına dağıt." der. 
1945 Şubat: Kırım Konferansı
Batıdaki savaş bittikten üç ay sonra Rusların Japonya'ya savaş açması kararlaştırıldı. Bu kararın şartı olarak;
  • Moğol Halk Cumhuriyeti'nin mevcut statüsü korunacak.
  • Savaş sonrası Japonlardan kazanılacak imtiyazlara yeni maddelerin eklenmesi.
  • Kuril adalarının Sovyetlere verilmesi.
5 Nisan'da Sovyet hükümeti Japonlarla imzaladıkları tarafsızlık anlaşmasını tek taraflı olarak feshederler. 

"pasifik karışır"
Japonya
Japon kuvvetlerinin büyük bir bölümü Güney denizi adalarında bulunmaktaydı. Orduları dağınıktı. İhtiyat olarak ayırdıkları kuvvetleri ise başkentlerindeydi.
Kwantung Ordusunun İntihar Kuvvetleri
Japonların özel maksatlar için harekatı desteklemek ve tankları imha etmek üzere bir intihar alayı vardır. Ayrıca intihar uçakları ve intihar deniz kuvvetlerine de sahiptiler. 


Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

3 Ocak 2016 Pazar

2015: Tarihardısı

2015 yılını tarihin tozlu raflarına kaldırıyoruz. Gelin kaldırmadan önce bir göz atalım.



2 Ocak 2015: İsrail'in 1967 öncesi sınırlara çekilmesi ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasını öngören tasarı BM Güvenlik Konseyi tarafından reddedildi.

7 Ocak 2015: Lovejoy isimli kuyruklu yıldız Dünya'ya en yakın noktaya geldi.

22 Ocak 2015: Yemen'de İran yanlısı Husiler başkent Sana'da kontrolü ele geçirdi. Devlet başkanı Hadi'yi ev hapsine aldılar.

4 Şubat 2015: Çad'ın Nijerya sınırı yakınlarında Boko Haram örgütü ile Çadlı askerler arasında çıkan çatışmada 200 Boko Haram militanı ve 9 Çad askeri öldü. 21 asker yaralandı.

06 Şubat 2015: Türkiye, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 1988 yılında kabul edilip, 1991 yılında yürürlüğe giren 167 sayılı inşaat işlerinde güvenlik ve sağlık sözleşmesini 27 yıl sonra imzaladı.

12 Şubat 2015: Beyaz Rusya'nın başketi Minsk'te gerçekleşen görüşmelerde 15 Şubat'tan geçerli olmak kaydı ile Ukrayna'da ateşkes sağlandı.

18 Şubat 2015: Yunanistan'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini Prokopis Pavlopoulos 233 milletvekilinin oyunu alarak seçimleri kazandı. Pavlopoulos görevine 13 Mart 2015 tarihinde başlayacak.

22 Şubat 2015: TSK, Türkiye sınırları dışındaki tek Türk toprağı olan Suriye içindeki Süleyman Şah Saygı Karakolu ve Türbesi’ne bu sabaha karşı “yıldırım operasyonu” gerçekleştirdi. Operasyonda 8 aydır karakolda görev yapan “Bordo Bereli” olarak bilinen 44 Özel Kuvvet askeri Türkiye’ye getirildi. Ancak bir asker operasyon sırasında meydana gelen kazada şehit düştü.

Süleyman Şah Türbesi, 20 Ekim 1921 tarihinde Türkiye ile Fransa hükümetleri arasında imzalanan Ankara Antlaşması’nın 9. maddesi ve 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması’nın 3. maddesi gereğince Caber Kalesi ve türbe müştemilatı ile beraber Türkiye Cumhuriyeti toprağı olarak kabul edildi ve Türkiye’ye burada muhafız bulundurma ve bayrağını çekme hakkı tanındı. Suriye Hükümeti, Fırat Nehri üzerinde 1968 tarihinde başlattığı Tabka Barajı’nın 1973 yılında tamamlanacağını ve barajın su toplamaya başlamasıyla Caber Kalesi ve Süleyman Şah’ın türbesinin tamamen sular altında kalacağını ileri sürerek Türk Hükümeti’nden türbenin yerini değiştirmesini ya da türbenin Türkiye’ye naklini talep eden bir nota gönderdi. Türkiye de buna karşılık Suriye’ye bir nota verdi ve Keban Barajı’nın kapaklarını kapatarak Fırat Nehri üzerinden Suriye’ye su akışını engelledi. Karşılıklı bu restleşmenin ardından Türkiye bölgeye Devlet Su İşleri’nde görevli uzmanlar ve mimarlar gönderdi ve türbenin nereye taşınabileceğinin tespit edilmesini istedi. Ankara ve Şam arasında uzun süren müzakerelerin ardından bir anlaşma imzalandı. Anlaşmaya göre türbe ve karakol, 1973 yılında müştemilatı ile birlikte, Halep’e 123, Şanlıurfa’ya 92 km uzaklıktaki Fırat’ın doğu kıyısındaki Karakozak köyündeki 10 bin 096 metrekarelik yeni yerine taşındı.

25 Şubat 2015: Malatya 7. Ana Jet Üssü’nden gece uçuş eğitimi için dün akşam havalanan iki RF-4E tipi (Fantom) keşif uçağı Akçadağ İlçesi İkinciler Köyü yakınlarında iniş için havaalanına yaklaşırken çarpışarak düştü. Kazada 4 subay şehit oldu.

9 Mart 2015: Sadece güneş enerjisi kullanarak dünya turu yapacak olan Solar Impulse 2 uçuşuna UTC 03.12’de Abu Dabi’den başladı. Uçak, 13 saat sonra Umman'ın başkenti Maskat'a indi. Uçağın dünya turunu 5 ayda tamamlaması planlanmakta.

12 Mart 2015: Bir Amerikalı, İki Rus mürettabatıyla uzay aracı Soyuz TMA-14M 26 Eylül 2014'te başladığı altı aylık uzay yolcuğuluğundan sonra Kazakistan'ın Jezkazgan kentine indi. ABD ile Küba arasında 15 yıl aradan sonra ilk kez doğrudan telefon hattı kuruldu.

17 Mart 2015: Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Gürcistan Cumhurbaşkanı Giorgi Margvelaşvili'nin katılımı ile Trans Anadolu doğalgaz boru hattının temel atma töreni Kars'ta yapıldı.


Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

23 Ekim 2015 Cuma

Bir Aslan Parçası: Leopard

Ön bilgi
Belirli bir süredir yazmıyorum. Malum işlerin yoğunluğundan muzdarip oldum. Lakin bu dönem içerisinde kafamdaki konuları derleyip toplama fırsatını buldum. Hava yağmurlu. Sonbaharın son demlerine girerken bahar yağmurlarını tekrar hissediyoruz. Saatler henüz ileriye alınmamış, bayram tatilleri hala uzun uzun kutlanırken kutlu ülkemiz nasıl gelişir onun derdindeyiz.
Karşılaştırma
Yazı başlığından da anlayacağınız üzere bu çalışmada sizlere Alman dehasının ilk örneklerinden Leopard adlı tanktan bahsedeceğim. Bu tankın gelişim sürecini ve teknik olarak biraz ayrıntıya girerek (sayısal değerleri yazmadan) modelleri arasındaki farklılıkları kalemim elverdiğince yazacağım.
Leopard
Bugüne kadar 3.200 adet üretilmiştir. Avusturya, Danimarka, Almanya, Hollanda, Norveç, İsviçre, İsveç, Finlandiya, Türkiye ve Yunanistan envanterinde bu tanka sahip olan ülkelerden bazılarıdır.


  • Finlandiya ordusu 124 adet kullanılmamış, Polonya ordusu ise 128 adet kullanılmış tankı satın almıştır.


'MBT70 dayanıklılık testinde iken.'

Tarihardısı: Leopard ortaya çıkıyor.


  • 1960: Leopard 2 MBT'nin geçmişi bu dönemlerde başlayan bir projeyle başlar: MBT/KPz-70 (namı diğer vahşi domuz hiçbir zaman prototipi üretilemeyecek sadece teorik olarak kalacaktır). 
  • 1973: Yom Kippur savaşının incelenmesinden sonra modern tank anlayışında da çeşitli değişiklikler olmuş ve farklı gereksinimlerin ortaya çıktığı uzman çevreler tarafından kabul görmüştür. Öncelikli olarak Leopard 2 MLC-60 (Askeri Yük Sınıfı - 60 ton)'a yükseltilmiştir. Almanya ve ABD ortak projesi MBT70 adlı projenin iptal edilmesinden sonra Alman ordusunun talepleri doğrultusunda tasarlanan Leopard 2'nin ilk prototipi oluşturulur.
'Sonradan Leopard 2A4'e ilham olacak olan MBT70 şematik gösterimi.'
  • Motor, hareket kabiliyeti, palet, vites kutusu ve kule takat sistemi MBT70'den aynen aktarılmıştır. Muadillerine göre en iyi atış kontrol sistemi yerleştirilmiştir. Chobnam zırhına sahiptir. Bu zırh katmanlar halinde çelik, kompozit malzeme, tungsten ve kevlar birleşiminden oluşmaktadır.
'Kompozit zırh test ediliyor.'

  • 1976: Çalışmalar sonuç vermiştir. Almanya ve ABD ortak proje sonucu Leopard 2 AV (Austere Version - Sade Tür)'yi üretir. Bu ekip Porsche, Kraus-Maffei ve Wegmann'den oluşmuştur. İki prototipi üretilmiştir. Amerikalılar Chrysler tarafından geliştirilen XM1 prototipini test ederler. 

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

7 Eylül 2015 Pazartesi

Taktik Meselesinin Çözümü: Mustafa Kemal

Yas
Bir aya yakın bir süredir yazmıyorum. Vatanımın içine sıkıştığı cenderenin kıyısında kalan vatandaşları gibi karanlığın içinde bir ışık arar vaziyetteyim. Zor günlerin çözümlemeleri de zor geçer. Durumu tespit için biraz daha zamana ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bu mesele ile ilgili sözlerimin yerini -şimdilik- sükûta bırakıp sözü büyük devlet adam olmasının yanı sıra üstün taktisyen özelliklerine haiz Atatürk'e bırakıyorum.

Yeni Bir Analiz: Taktik Meselesinin Çözümü ve Emirlerin Yazılmasına İlişkin Öğütler

Bahsedeceğim bu eser latin harfleri ile 1916 yılında Edirne Sanayi Mektebi Matbaasında basılmıştır.


"Ulu Önder"
Atatürk der ki:
"Taktik meselesinin çözümüne ve emirlerin yazılmasına ilişkin aşağıda özetlediğim öğütleri her subayın dikkatle okumasını öneririm." (16'ncı Kor.K. -1916-)

Kısaca uzunlamalar:

  • Mesele sakin bir kafayla ve baştan sona birkaç kez okunmalı. Böylelikle önemli noktaları kaçırma durumunu en aza indirebiliriz.
  • Artık iki tarafında durumu tam olarak akla yerleşmiştir.
  • Muhakeme ve değerlendirmeden sora kesin karar ortaya çıkacaktır.
  • Aceleci davranmamak gerekir. Alınan kararlar sonradan akla uygun hale getirilmeye çalışılmamalı yoksa vazgeçmek icab ederse bu çok zor bir hal alacaktır. 

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

9 Ağustos 2015 Pazar

Subay ve Komutan ile Söyleşi - M.K.ATATÜRK - II

Komutanla sohbetimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Alıntılar dahil olmak üzere tüm yorumlar ve tanımlamalar yazarın kendisine aittir. İyi seyirler.

"Derne cephesinde taktik harekatı anlatırken..."
Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?
  • Asıl olan mertlik ve özveridir! Bunlar, yani karakter ve teknik birikimle desteklenmese bile büyüklük kaynağıdır. Ancak her zaman emin, ideal sonuçlar vermez. Talimnamelerin, "Savaşın subaydan istediği ruhsal ve bilimsel yetkinlik ile nitelikleri" verecek olan kısımlarının ve maddelerinin okullarımızda, layık oldukları önem derecesinde iyi öğretilmemiş, aşılanamamış oldukları hakkındaki ifadelerine aynen katılırım. 
  • "Bir kıta ve özellikle de subaylar kurulu, yalnız iyi örnek olacak rehberlerle yetiştirilir."
"cephe halleri"
  • Ordu denen uygulamalı okulun, ancak böylelikle, makamına layık, bölük komutanları, makamına layık tabur, alay vs. komutanları yetiştirmesi sayesinde; milletin evlatları bir sürü gibi değil, şanlı, şerefli insanlar olarak şan ve şerefe yönlendirilebilir. 

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

20 Haziran 2015 Cumartesi

İkinci Dünya Savaşında Rus Harekatı - II (1941 - 1945)

Orgeneral S.M.SHTEMENKO
İlk yazısını sizlerle paylaştığım bu kitabın ikincisini de sizlerle paylaşmaktan çok mutluyum. Haziran ayının serin ve hafif yağmurlu bir Ramazan gününde okuduğum kitabı tekrar ele alıyorum. Meslek yadigârı kulak çınlamalarımı bir tarafa bırakırsak kuşların sesleri çok huzur verici. Başlığın hakkını vermenin sorumluluğu beni konuya tekrar yoğunlaştırıyor.

"en sağdaki General Shtemenko"
Konu(ğu)muza geri dönelim
Burada yazarın atıflarını ama çoğunlukla sayısal verileri ve önemli toplantıları notlar halinde paylaşmayı hedefliyorum. İlk paylaşımda ağırlıklı olarak rakamsal verileri ve karşılaştırmalı bilgileri sizlere sundum. Kitabın bir anı çalışması olması ve orjinal dilde basım tarihinin SSCB dönemine denk gelmesi karargâhta olanların kısıtlı bir şekilde sunumu olabilir diye düşünmeme neden oldu. Eserin hiçbir bölümünde 1939 yılındaki Nazi Almanyası ile SSCB arasındaki saldırmazlık anlaşmasının etkilerinin yer almaması da bu kaygılarımı doğrular nitelikte. Her ne kadar çalışma 1941 yılından itibaren notları içerse de bahsi geçen durumun yansımalarının Rus ordusu içerisinde çok büyük yıkımlar doğurduğu da kaçınılmaz bir gerçek.

"1939 yılında siyasi durum"
1939 yılındaki bazı gelişmeler
  • Genelkurmay Akademisi kurulur. Akademisyenleri ise V.A. Melikov, D.A. Karmyskev, N.N. Shvarts, A.L. Gotovtsev, G.S. Isserson, A.V. Kirpichnikov, N.A. Levitsky, N.I. Trubetskov, F.P. Shafalovich, Y.A. Shilovsky ve P.P. Lonov olacaktır. Akademide üzerinde en çok durulan konulardan birini Japon - Rus harbi teşkil ediyordu.

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

27 Mayıs 2015 Çarşamba

Tarihardısı: Ne Teknoloji -II

Alan Turing ve WWII Şifre Çözücüleri
  • 1912 yılında Londra'da doğar.
  • Cambridge Üniversitesi'nde Matematik okuyacaktır.
  • 1937 yılında kendi adını verdiği makinesi hakkında bir rapor yazar.
  • Bu cihaz programları okuyabilecek ve sayısal komutları takip edebilecektir.
  • Aslında henüz bu makineyi yapmamıştır. Sadece kafasında tasarlayacak bu fikri tartışmaya açacaktır. Bu düşünce bile bilgisayar tarihine geçecektir.
"Alan Turing nereye dalıp gitmiş acaba?"
  • 1939'da Turing İngiliz hükümeti adına çalışmaya başlar. 
  • WWII (İkinci Dünya Savaşı) esnasında (1939-1945) Bletchley Park'ta Polonyalı milislerin Alman askerlerinden ele geçirdiği cihazı (ENIGMA) çözümleme (decoding) ile uğraşacaktır. Öyle ki o güne kadar sadece ismini duydukları bu gizemli cihazı ilk defa ele inceleme fırsatı bulurlar. Bir müddet sonra ekip daha da genişleyecek bilimin farklı disiplinlerinden de insanlar bu çatıda toplanacaklardır.
"BOMBE cihazı"
  • İlk başta kodların çözümü için BOMBE adında bir makine yaparlar. (Aslında Polonyalı matematikçiler daha önceden BOMBA adında bir çözümleyici yapmışlardır. BOMBE'nin bu makinenin gelişmiş bir çeşidi diyebiliriz.) 
  • Ancak 1942 yılında biliminsanları BOMBE makinesi ile ENIGMA'nın kodlarını tamamen çözebilecek seviyeye gelirler. 
"ENIGMA cihazı"
  • Bunu farkeden Almanlar 1943 yılında bu kodu değiştirirler. İngilizler Almanların bu şifresine FISH (balık) adını verirler. Bu kod ilk başta kullanılan koda göre daha zordur.

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

16 Mayıs 2015 Cumartesi

Tarihardısı: Ne Teknoloji! - I

Başlamadan önce
Güzel haberler beklerken insan aşkıda beraberinde yaşıyorsa ne mutlu ona. Omzunuzun üstünden süzülüp gelen mevsim çiçekleri, kokularıyla sizi bambaşka bir diyara götürebiliyor. İstanbul'un endamlı binaları arasından, nefis bir bahar akşamı bu satırları sizlere armağan edip, selamlarımı gönderiyorum. Bu güzel fasıldan sonra size teknoloji ile terenennüm edeceğim.

'çimlere uzanmalı mı kaderinin içinde yüzerken memleketin'
Sıcak bir akşam
Evladı beşer yaklaşık dört bin yıldır bir şeyleri sayma sıkıntısı çekmekte. Durmaksızın elde ettikleri nesneleri ellerinde tutabilme derdindeler. Tabi yenilerini ekleme istencini de gözardı etmememiz gerekir. Varsayalım bir çoban var ve ahırındaki koyunlardan bir tanesini çaldırdı. Bunun sonucunda insanlık tarihinde sayısal hesabın başladığını varsayarak tarihardısı treninde yerimizi alıyoruz.

'hesaplamalı mı?'

  • İÖ 500 - 1000: Babilliler abaküsü icat eder. İlk başlarda taştan sonraları ise tahtadan yapılmakta olduklarını biliyoruz. Bir iddiaya göre de Çinliler de aynı dönemde abaküsten yararlanmaktadır. 
'hesap kitap zor zanaat'
  • Abaküsü bir makine olarak değerlendiremeyiz. Bu yüzden makine kavramına en yakın icada 1642 yılında Fransız matematikçi Blaise Pascal'ın "Aritmatik" adlı cihazı örnek verilebilir.

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

20 Mart 2015 Cuma

Adı Ertuğrul: Beş Yüz Kırk**

"Odanın başındayım. Kapının yanında.
Sessizce elimi yakan soğuğa aldırmadan
Rüzgarın sesini dinliyorum
Bugün, Ekimin günlerinden.
Göze alamadığım kapı eşiğindeki
Özlem.
Her adımımı geri çeviren beşiğindeki
Aşkım.
"*

Bekleyiş
Sıcak bir Temmuz akşamı. Bir İstanbullu'nun Haliç'te görüp görebileceği en devasa görüntü. Kalabalık Ertuğrul Gemisi’ni seyrediyordu. Bayraklarla donanmış geminin askerleri güvertede toplanmış, üç direkli fırkateynli gemiyi izleyen kalabalığın büyüsüne kapılmışlardı. Gemi Sarayburnu'ndan ayrılana kadar da bu heyecan artarak devam edeceğe benziyordu.

'üç direkli gemi'
Siyasal Etkileri
Bu uzun yolculuğun ilk sebebi, 1880 yılında bir Japon ticaret gemisinin İstanbul’a yaptığı ziyarete mukabelede bulunulması ve Deniz Harp Okulu öğrencilerinin Japon sularında tatbikat icrasının planlanmasıdır. Belki de bu gezi ile  Devleti Ali'nin -1877’de Hindistan’da imparatorluk kuran, 1882’de Mısır’ı işgal eden ve Arabistan’ı da işgal etmek isteyen- İngiltere'ye karşı hilâfet meselesinde elini güçlendireceği düşünülüyordu.


Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

8 Şubat 2015 Pazar

Sedat Simavi ile Tarihardısı: 1948 - 1953

Bir Yanda Cem Seymen
Pazar akşamının dinlendirici ortamında, "Imitation Game" adlı filmin etkisinden çıkmadan, Cem Seymen'in "Para Dedektifi" ile Türkiye'nin geleceğine dair notlar dinledim. Bu etkilerin bir tepkisi mi bilmiyorum ama tekrar yazmak istedim.

"Orhan Topçuoğlu'na teşekkürler..."
Zamanda Yolculuk
Bu yazı tarihardısı çalışma disiplinini bünyesinde muhafaza eden bir kitap eleştirisi. Bu kitapta Sedat Simavi'nin çalışmalarının toplandığını vurgulamak isterim. Bu yüzden salt olarak bir eleştiri yazısı yazıyorum diyemem. O dönemin günceline dair bugün unutulmuş olanları sizlere aktarmaya çalışacağım. İlk başta bu insanı bir iki cümle ile tanıyalım.


Sedat Simavi
1896'da İstanbul'da doğar. Aynı şehirde Kadıköy'deki Saint Joseph Fransız Lisesi ile Galatasaray Lisesi'ni bitirir. Ayrıca Galatasaray Lisesi'nde tarih öğretmenliği yapar. Çok erken sayılabilecek bir yaşta 57 yaşında 11 Aralık 1953'te doğduğu şehirde hayata gözlerini yumar.

Kısa Tarihardısı

25 Haziran 1950: "... Dışişlerimizin bugünkü durumuna düşmesinin sorumlularını araştırmak istemiyoruz. Fakat Allah aşkına olsun bundan sonra bize şerefli bir dışişleri kazandırmasını Fuat Köprülü'den rica ediyoruz..."

"Fuat Köprülü"
20 Temmuz 1950: "... Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir hükümetin, Adnan Menderes hükümeti kadar basın özgürlüğünden faydalanmış olduğunu sanmıyoruz."

31 Temmuz 1950: "... Varlık Vergisi'nin yuvarladığı Saraçoğlu, işte 7 Eylül kararlarının yuvarladığı Recep Peker, işte tembelliği yüzünden çöken Hasan Saka ve en sonunda kurulunda değerli elemanlar bulunmasına rağmen içindeki mikroplara kurban giden Şemsettin Günaltay.
... Biz kendisini bu karardan (Kore'ye asker gönderme kararı) dolayı ilk günden beri eleştirirken kamuoyunun vicdanına tercüman olduğumuzu zannediyoruz..."

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

2 Ocak 2015 Cuma

Paris Düştü Lafayette!

"Çok hızlı gittim,
Kendimi geçtim.
Yolum dumandı biraz,
Biraz da içtim.
Belki de düşecektim uçuruma,
Direkten döndüm." *



'herkesin bir anısı vardır.'
Uzun bir merhaba tümcesi
Dışarının soğuğuna inat, kaloriferin demir peteklerinde sıcak çiçekler biriktiren ev atmosferinden, dünya güncelinin gündemi pek ilgilendirmediği coğrafya üzerinde yaşamaya alışkın bünyeli insanların, satır aralarında dolaşmayı seven azınlıkta kalan okuyan kesimine merhaba.

'bugün ektiğini yarın biçersin.'
Avrupa siyasetinin şekillenmesi
Bu yazıda size dünya siyasi hayatının nabzının atmaya başladığı Avrupa kıtasının kalbinden küçük bir buklet tarihardısı sunmak istedim.

Katkısız Tarihardısı
  • 1740: Fransa - Osmanlı'dan ekonomik imtiyazlar (kapütilasyonlar) elde eder.
  • 1740 - 1748: Fransa - Avusturya Veraset Savaşları.
  • 1756 - 1763: Fransa/Avusturya - İngiltere/Prusya Yediyıl Savaşları.

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

10 Ağustos 2014 Pazar

İşgal ve Gas'tecilik - II

Aylardan Ağustos
Sıcağın etkisini azaltması ve bulutların gökyüzünü ele geçirmesinden sonra etrafa saçılan uyku zerrecikleri beni bu yazıyı yazmama konusunda ciddi şekilde zorluyor. Koltuk miskinliği ya da kahve keyiflerinin bitmeyen albenisi beni terk etmiş olmalı ki bu satırları yazabiliyorum.

'sıcaklar içinde yağmur yağıyor'
İleri
'Varsın gel desin sana, yeşil gölgeli çamlar, ninni fısıldayan dereler, şen nameler...' biz yazımızı kelâm etmeye başlayalım. Bağımsızlık savaşımızın bam teli olan 26 Ağustos Büyük Taaruzu'nu analım. Anarken de bu sürece nasıl geldik sorusunu soralım. Cevabını 'İşgal yıllarındaki gazetelere' bırakalım ve ileriye bakmadan önce geriye yaslanıp zaman içerisinde ilginç bir yolculuğa çıkalım.

'dalıp gidiyor insan...'
Osmanlı'da gas'tecilik
Türkiye coğrafyasında bazı yabancı dille yayınlanan gas'teleri saymaz isek Türkçe yayınlanan ilk gas'temiz 'Takvimi Vekayi'dir.


Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız.

18 Temmuz 2014 Cuma

Hindenburg, Ludendorf ve Rosa - Spartakist'e doğru

'birbirlerinden etkilenmemiş gözüküyorlar'
HINDENBURG
  • 1847'de Poznan'da doğar.
  • 1911 yılında Tümgenerallik görevinden sonra emekliye ayrıldı.
  • 1914 yılında Ruslara karşı başarısız olununca tekrar göreve çağrıldı.
  • 7'nci Ordu komutanı olunca Ludendorff'u kurmay başkanlığına getirdi.
  • Tannenberg ve Masurenland zaferlerini kazandı.
  • WWI'de birçok cephede komutanlık görevlerini üstlendi ve başkomutanlık makamına getirildi.
  • 1918 yılında müttefik ordularına saldırı emrini verir; fakat cepheyi yaramaz. Müteakiben Alman hükümeti karşı tarafla masaya oturmak zorunda kalır.
  • 1925 yılında cumhurbaşkanlığına aday olur ve en güçlü rakibi olan Marks'ı mağlup eder.
  • 1933'te Von Popen ve kapitalistlerin ısrarlı tutumu sonucu nasyonel sosyalistlerin iktidara gelmesini sağlar ve Adolf Hitler başbakan olur.
  • 1934 yılında hayatını kaybeder.
'muzaffer ama mağlup bir o kadar mahcup'
E. LUDENDORF
  • 1865 yılında Kruszewnia yakınlarında doğar.
  • Asker kişiliktir.

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız.

10 Şubat 2014 Pazartesi

Askeri Tarihte Stratejik Düşünce: 'M.Tanju AKAD' - III

Kısa bir 'son yazı'
Yoğun iş yükü olan bir ayın ortalarına doğru ilerliyoruz. Kısa ama içinde oldukça gündem taşıyan bir ay. Ilıman havanın yerini kuraklığa ve ayaz soğuklara bıraktığı bir dönem. Bu kurak sürecin aksine ben bu zamanı değerlendiriyorum ve daha önce ilk ikisini paylaştığım kitap eleştirimi nihayete erdiriyorum.

'şakaklarına kar yağmış insan, cidden kar yağmış...'
İçerik
  • İçeriğe hakim bir başlangıç ve tanımlamalar başarılı; fakat bazı yerlerde konuya yeni ilgi duymaya başlayan okuyucuları konudan uzaklaştırabilecek şekilde fazla.
  • Örneklemeler başarılı ve ilintili resimlerle terimler okuyucunun gözünde daha kolay canlanıyor, bu da yazının akıcılığını arttırıyor.
  • Dilbilgisi iki nesli de sıkmayacak denli güncel sözcüklerden oluşmuş. Yabancı kelimeler bazen göze çarpıyor; ama bu anlam boşluğunu da yazar sayfanın altında kaynakçalarda açıklayarak doldurmuş.
  • Belirli bir süreden sonra okuyucuda bir tarih kitabı okuyor izlenimi uyandırıyor. 

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

5 Ocak 2014 Pazar

Kısaca: İlk Konvansiyonel Terör Saldırıları

Siyasi lügatta 'Terör'
İngilizce'den Türkçe'ye geçmiş bir sözcüktür ve 'korku, korkutmak' anlamına gelir. Korku ve yıldırma politikaları ile kendilerinin belirlediği görüş ve düşünce sistemlerine insanları sevk etmek, bu davranışları benimsetmek uğruna şiddet uygulamak ve toplum içinde infialler yaratacak toplu katliamlar gerçekleştirme eylemlerinin ortak ismidir.
'notunga'
Stratejik Bombardıman
Konvansiyonel sözcük anlamı olarak 'alışılagelmiş' anlamındadır. Askeri bir terim olarak kullandığımızda ise 'geleneksel savaş' demek isteriz. Yani kara, hava ve deniz kuvvetlerinin tümünü içeren ortaklaşa yapılan bir çarpışmadan söz ederiz.


Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

21 Aralık 2013 Cumartesi

Askeri Tarihte Stratejik Düşünce: 'M.Tanju AKAD' - I

Yılın en uzun gecesini yaşarken
Kışın çetin şartlarını doğada yaşayan bir insan olarak havanın biraz daha yumuşaması bende olumlu bir etki yarattı. Bu yazıyı hudutlarda geçen uzun soluklu gece nöbetleri ve sıla hasreti sonrası kendi sıcak evimden bir asker mektubu yazar gibi kaleme alıyorum.

'notunga'
Huntington etkisi
Samuel Bey'in yazmış olduğu 'Asker ve Devlet' adlı kitabı okuduktan sonra gözümde tarihi açıdan farklı canlanmalar söz konusu olmuştu. Aranızda bu sözlerime çok iddialı diyecekler elbet olacaktır; lakin Akad'ın kitabı bende en az Huntington'ın kitabı kadar bir etki bıraktı.

'notunga'
Kitaba geçelim
Gece uzun ama kitap da uzun soluklu olduğu için eleştirilerimi üç bölümde içime sinecek şekilde düzenlemek istedim. Okuyacağınız bu ilk bölüm kitabın ana içeriklerini irdeleyecek ve biraz ayrıntıya yer verecek olan iki bölümün birincisi. Son bölümde ise daha çok yazın tarzı ve biçimsel içeriği siz okurlarla paylaşacağım.
Akılda Kalanlar
'...Her aktarımın hem özet hem de bir filtre olduğunu unutmamalıyız.'
Mümkün olduğu kadar alıntılar aktaracak ya da devamına tümceler ekleyerek kendi penceremden sizlerle paylaşacağım.'Giriş' başlığı altında ele alınanlara kısaca göz gezdirelim.
Söz gelimi '...ortaçağın Batı dünyasında özellikle Roma'nın askeri başarıları birçok kez incelenerek örnek alınmak istenmiştir, ama bu stratejik düşünce tarihinden çok, askeri tarih anlamında bir çaba olmuştur....'

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

17 Mayıs 2013 Cuma

İnceleme: Türkiye'nin Sanat Portalı - evetbenim.com

Manzarası eşliğinde hudut boylarında nöbet tutmak farklıdır. Vatani görevini böyle bir yerde yapan biri için anlatılacak çok hikaye, paylaşılacak fazlasıyla anı olur. 'Peygamber Ocağı' olarak der büyüklerimiz ve bu ocak, ülkemizde dört mevsimin bir çatı altında yaşandığı nadir kurumlardan birisidir. Aslında neye inandığını sorgulamaz, neye inanması gerektiğini dikte etmez. Hatta inanma ya da aksine inanmama hürriyetini de hisseder insan orada.

evetbenim.com'dan
Toprak kokusu
Mayısın yağmurları gibidir millet olmak. Damlası büyük olan da yağar, küçük olan da. Yağmurdan sonraki toprak kokusunu hissetmek gibidir vatan sevgisi. Özgürce içine çekebildiğin havanın dalgalandırdığı bayrağın altında, uzanıp yatabileceğin hatta Tanrı'dan başka kimseye hesap vermeden gömülebileceğin, uğruna öleceğin yerdir 'vatan'.
Lâdes
Mayısın yağmurları gibidir millet olmak. İstediği gün yağıp, istediği gün güneşe geçit verebilme özgür iradesidir. Fırtınaların getireceği yıkımı bile bile lades demektir.
Rüzgâr
O rüzgârlar ki kara bulutları getirdikleri gibi götürmesini de bilecektir. Mayısın yağmurları yerini Haziranın en uzun güneşli günlerine bırakacaktır.
Aylardan (19) Mayıs
On dokuz Mayısa iki gün var. Bir de bolca yağmur, fırtına. Bütün bunlara ek olarak konu başlığımız da  bir sanat sitesi incelemesi. Yani tüm bu şartlar altında böyle bir 'girizgâh'. Sabrınız için teşekkür edip, sözü uzatmadan incelememe geçmek istiyorum.

evetbenim.com
evetbenim.com
Sanal alemde sanat ile ilgili pek çok sayfa olmasına rağmen, tam anlamında bir 'sanat' portalından söz edilemiyordu.

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

26 Nisan 2013 Cuma

Galiçya'dan Yedi Tepeli Roma'nın Papa'sına

Yirmi Yedisi sabahı
Galiba düşüncelerimi toparlayabilmem için bu sürenin geçmesi gerekiyordu. Belki de üşenmeden bir şeyler karalayabileceğim an bu an.

'notunga'
Nisan karları
Nisanın son demlerini yaşamamıza rağmen geçirdiğimiz hafta kar kıyametti. Ödül olarak da yuvamıza grip virüsünü getirdi. Bu hava değişiminin etkisiyle bahara girerken kışı yaşayıp; sağlıklı yaşam koşusu yerine de uykulu döşek günlerini geçirdik.

'alakasız stratejiler düşünürken'
Sıcak kakao
Son zamanlarda Türk kahvesi keyfim yerini sıcak kakaoya bıraktı. Üzerimdeki tembellik belki de bu yüzden. Münir Nurettin Selçuk eşliğinde verin elinizi sizinle kısa bir gezintiye çıkalım.

'bir sıcak kakao nelere kadir'
Galiçya
Yirminci yüzyıl başlarında Polonya toprakları içerisinde iken WWII (ikinci dünya savaşı) sonrası yapılan müzakereler ile günümüz Ukrayna sınırları içerisine girmiştir.


Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız.