mustafa kemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mustafa kemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2016 Salı

Askerî Talim ve Terbiye Hakkında Görüşler - I M.Kemal

Atatürk'ün yazdığı kitaplar hakkında
Daha önceleri sizlerle paylaşmış olduğum yazıların bir kısmında olduğu gibi bu eserde de Atatürk'ün askerlik mesleğini icra ettiği esnada yazıya döktüğü çalışmalarından bir tanesini alıntılar yaparak size aktaracağım. Sunumum esnasında aralara girmemeye özen gösterdim. İyi seyirler.

"Mustafa Kemal ATATÜRK"

16’ncı Kolordu Komutanı Mustafa Kemal Edirne 28-29 Şubat 1916 

  • Askerî Talim ve Terbiye Kaç Şekilde İcra Edilebilir? Her Birinin Gayesi ve Her Birine Verilecek Önemin Derecesi Nedir? 
Yapılan bütün talimlerin asıl maksadı, harpte başarı sağlamak için, askerlerin ve subayların sahip olmaları gereken vasıf ve üstünlükleri onlara kazandırmaktır. Bundan dolayı askerî talim ve terbiyeyi kaç şekilde icra etmek gerektiğini meydana çıkarmak için harpte yürürlükte olan talimname ve kanunnamelerimize müracaat etmek yeterlidir. 


"disiplin zaruret olsa gerek"

Piyade Talimnamesi’nin 2’nci maddesinde diyor ki: “Harp, sıkı bir disiplini, bütün maddi ve manevi gücün sarf edilmesini ve kullanılmasını gerektirir.” Bu madde incelenecek olunursa harpte istenilen sonucu almak için iki şartın gerekli olduğu kesinleşir: 
  1. Askeri, gerçek bir disipline alıştırmak, 
  2. Askeri, muharebede bütün maddi ve manevi gücünü sarf edecek ve kullanacak şekilde yetiştirmek. İşte talim ve terbiyenin bu iki şekilde icra edilmesi lazımdır! İkinci şartın da iki önemli ve esaslı kısmı kapsadığı görülüyor.
    1. Maddi gücün en üst seviyeye çıkarılması, 
    2. Manevi gücün en üst seviyeye, en yüksek dereceye çıkarılması. 
"cesaret askerlik mesleğinin olmazsa olmazıdır"

Teori ve pratik hakkında
Askerlerin askerî disiplin ve düzene alıştırılmaları için yapılacak talimler; talimnamede de belirtildiği üzere teoriye ve pratiğe bağlı olan talimlerdir: Birliklerin belirli birtakım düzenleri alması, bu düzenlerin birinden diğerine geçilmesi ve böyle yanaşık düzenlerde bir ahenk ve intizama uyularak silah kullanımının icrası vesaire gibi. 

Mükemmeliyet
Ancak Talimname’nin 3’üncü maddesini okursak: Harpte yalnız sadeliğin başarıyı sağlayacağını ve bu sebepten dolayı kullanılacak nizamların sade ve basit olmasını, tam bir emniyet sağlanıncaya kadar talim edilmesi gerektiğini anlarız ki bu kurala uyduğumuzda disiplinin tesisi için yaptıracağımız bu tür talimlerle meşgul olma süremizin sınırlı olması gerektiğini kabullenmiş oluruz. 


Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız.

7 Eylül 2015 Pazartesi

Taktik Meselesinin Çözümü: Mustafa Kemal

Yas
Bir aya yakın bir süredir yazmıyorum. Vatanımın içine sıkıştığı cenderenin kıyısında kalan vatandaşları gibi karanlığın içinde bir ışık arar vaziyetteyim. Zor günlerin çözümlemeleri de zor geçer. Durumu tespit için biraz daha zamana ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bu mesele ile ilgili sözlerimin yerini -şimdilik- sükûta bırakıp sözü büyük devlet adam olmasının yanı sıra üstün taktisyen özelliklerine haiz Atatürk'e bırakıyorum.

Yeni Bir Analiz: Taktik Meselesinin Çözümü ve Emirlerin Yazılmasına İlişkin Öğütler

Bahsedeceğim bu eser latin harfleri ile 1916 yılında Edirne Sanayi Mektebi Matbaasında basılmıştır.


"Ulu Önder"
Atatürk der ki:
"Taktik meselesinin çözümüne ve emirlerin yazılmasına ilişkin aşağıda özetlediğim öğütleri her subayın dikkatle okumasını öneririm." (16'ncı Kor.K. -1916-)

Kısaca uzunlamalar:

  • Mesele sakin bir kafayla ve baştan sona birkaç kez okunmalı. Böylelikle önemli noktaları kaçırma durumunu en aza indirebiliriz.
  • Artık iki tarafında durumu tam olarak akla yerleşmiştir.
  • Muhakeme ve değerlendirmeden sora kesin karar ortaya çıkacaktır.
  • Aceleci davranmamak gerekir. Alınan kararlar sonradan akla uygun hale getirilmeye çalışılmamalı yoksa vazgeçmek icab ederse bu çok zor bir hal alacaktır. 

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

9 Ağustos 2015 Pazar

Subay ve Komutan ile Söyleşi - M.K.ATATÜRK - II

Komutanla sohbetimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Alıntılar dahil olmak üzere tüm yorumlar ve tanımlamalar yazarın kendisine aittir. İyi seyirler.

"Derne cephesinde taktik harekatı anlatırken..."
Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?
  • Asıl olan mertlik ve özveridir! Bunlar, yani karakter ve teknik birikimle desteklenmese bile büyüklük kaynağıdır. Ancak her zaman emin, ideal sonuçlar vermez. Talimnamelerin, "Savaşın subaydan istediği ruhsal ve bilimsel yetkinlik ile nitelikleri" verecek olan kısımlarının ve maddelerinin okullarımızda, layık oldukları önem derecesinde iyi öğretilmemiş, aşılanamamış oldukları hakkındaki ifadelerine aynen katılırım. 
  • "Bir kıta ve özellikle de subaylar kurulu, yalnız iyi örnek olacak rehberlerle yetiştirilir."
"cephe halleri"
  • Ordu denen uygulamalı okulun, ancak böylelikle, makamına layık, bölük komutanları, makamına layık tabur, alay vs. komutanları yetiştirmesi sayesinde; milletin evlatları bir sürü gibi değil, şanlı, şerefli insanlar olarak şan ve şerefe yönlendirilebilir. 

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

20 Haziran 2015 Cumartesi

Subay ve Komutan ile Söyleşi - M.K.ATATÜRK - I

Gurur verici
Bugüne kadar okuduğum yazılardan ne özümsedim diye sorulsa bu soruyu tarih sahnesinde tarafsız bir seyirci olmanın zorluğu diye cevaplayabilirim. İnsanlığın bildiğini iddia ettiği binlerce yıllık tarihinin özümsenmesi zor iş. Herkes kendi evinin penceresinden bakıyor. Yani görebildiğimiz kadar. Peki ya sokaktakilerin işi? Bazıları bu sahnede rol almış. Gidişatı değiştirmiş. Belki onları dışarı çıkmaya zorlayan koşullar diyebilirsiniz. Velhasıl bu sahnedeki insanların kaçının sergilediği oyun hâlâ hatırlanıyor? Esas soru bu. Ben size bu yazıda söz konusu sahneye çıkmış bizden birinden bir eseri anlatmaya çalışacağım. Ne mutlu!

"M.Kemal"
Okumadan önce kısa bir giriş


  • Atatürk, Zabit ve Kumandan ile Hasbihâl'i 1914 yılında kurmay yarbay rütbesinde iken askeri ateşe olarak görevli olduğu Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da kaleme alır.
  • Kitabın yazılma nedeni kendisi gibi asker olan çocukluk arkadaşı Nuri Conker'in Zabit ve Kumandan adlı kitabı idi.
  • Nuri Conker kitabında askeri başarısızlıkların nedenini araştırıyor ve bunlara kendi kendine çözüm önerileri getiriyordu. Nuri Conker bu çalışmasını Nisan 1914 tarihinde yapmıştı.
  • Savaş nedeniyle kitabın basılması 1919 yılına kadar gecikir. 
  • 1918 yılının Aralık ayında İstanbul'da Mustafa Kemal arkadaşı Fethi Okyar ile beraber Minber gazetesini çıkarırken bu çalışmayı gazete ile birlikte baskıya vereceklerdir. İlk baskı sadece 1.000 adettir. 

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız.

3 Ağustos 2012 Cuma

Sekiz Buçuk Ay Savaşı

Bu yazıyı elinizde bir fincan Türk kahvesi ve bir parça acı çikolata ile -bir ısırık almadan önce koklamayı unutmayınız- okumanızı istiyorum.




Köfte ve bir dilim ekmek
Cümleme yeni senenin vermiş olduğu heyecanın ve bir yılın tecrübesinin getirdiği olgunluğun karışımının tadını size hissettirebilme isteğiyle başlıyorum. Açık unutulan bir musluk misali ellerim elverdiğince bilgi havuzuna bir damla cümle de ben katmaya çalışıyorum. Unutmayın bilgi bazen bayatlamış ekmek gibi de olabilir. Tadı tek başına güzel gelmeyebilir; ama en leziz köfte bayat ekmekle yapılanıdır. Yeter ki yumuşaması için biraz su katın.
Düşündünüz mü?
Kalem kağıt alıp yazmaya benzemez. En son izlediğiniz savaş filminin en alengirli sahnesi gibi de değildir. Savaşmak aynı zamanda açlığı göze almaktır. Vurmadan da öldürebilmektir. Sinsice sahnelenen yalanda doğru olarak gösterilmektir.

Varlık Vergisi
  • 981.105 kilo buğday
  • 689.740 kilo buğday unu 
  • 106.200 mısır unu
  • 85.954 kilo peksimet
  • 11.049 kilo et 
  • 18.678 kilo konserve et (veya kavurma) 
  • 2. 880 kilo çorbalık kavurma
  • 5.493 kilo sebze ve konserve
  • 23.383 kilo pirinç
  • 9.880 yumurta
  • 76.976 kilo fasulye
  • 57.808 kilo bakla
  • 20.971 kilo bulgur 
  • 16.161 kilo patates
  • 8.226 kilo soğan
  • 4.319 sadeyağ
  • 7.137,5 kilo zeytinyağı
  • 19,205 kilo zeytin
  • 350 kilo sardalye

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

12 Şubat 2012 Pazar

İşgal ve Gaste'cilik

İşgal: Fotoğraflar
Umulan değildir aslında bir savaşta yaşananlar. Sadece belli başların hayalleriyle girilen, başı hülya sonu hüsran bir rüya gibidir. Canını siper edip, evini, barkını, namusunu korumaksa savaş; onurdur. Başkalarının hayatlarının yok olması üzerine kurulan bir idealse; yok ettikleri gibi kendisi de yok olmaya mahkumdur.


'notunga'
İşgal: Elleri bağlı
Gözleri kör bir çiçeğe benzer. Daha yeni kalkmışken, uyandığında fark edilen bir kabus gibidir. Çok şükür denilip de rüyasını, gerçeğiyle karıştıran bir hasta gibi yapar insanı. Sevdiklerini kaybedişlerini bir film afişine bakar gibi hissettirir insana.


Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız.