osmanlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
osmanlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2015 Pazartesi

Taktik Meselesinin Çözümü: Mustafa Kemal

Yas
Bir aya yakın bir süredir yazmıyorum. Vatanımın içine sıkıştığı cenderenin kıyısında kalan vatandaşları gibi karanlığın içinde bir ışık arar vaziyetteyim. Zor günlerin çözümlemeleri de zor geçer. Durumu tespit için biraz daha zamana ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bu mesele ile ilgili sözlerimin yerini -şimdilik- sükûta bırakıp sözü büyük devlet adam olmasının yanı sıra üstün taktisyen özelliklerine haiz Atatürk'e bırakıyorum.

Yeni Bir Analiz: Taktik Meselesinin Çözümü ve Emirlerin Yazılmasına İlişkin Öğütler

Bahsedeceğim bu eser latin harfleri ile 1916 yılında Edirne Sanayi Mektebi Matbaasında basılmıştır.


"Ulu Önder"
Atatürk der ki:
"Taktik meselesinin çözümüne ve emirlerin yazılmasına ilişkin aşağıda özetlediğim öğütleri her subayın dikkatle okumasını öneririm." (16'ncı Kor.K. -1916-)

Kısaca uzunlamalar:

  • Mesele sakin bir kafayla ve baştan sona birkaç kez okunmalı. Böylelikle önemli noktaları kaçırma durumunu en aza indirebiliriz.
  • Artık iki tarafında durumu tam olarak akla yerleşmiştir.
  • Muhakeme ve değerlendirmeden sora kesin karar ortaya çıkacaktır.
  • Aceleci davranmamak gerekir. Alınan kararlar sonradan akla uygun hale getirilmeye çalışılmamalı yoksa vazgeçmek icab ederse bu çok zor bir hal alacaktır. 

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

27 Ekim 2013 Pazar

Susuz Aslanlar: 57.Alay

Not etmek üzerine
Araştırdığım konu başlıkları arasında en üst sırada bu yazıyı ekranınıza taşıyacak olmanın heyecanı içindeyim. Kendi alanında iddialı ve herkesin ucundan en az bir cüz (bölüm) bildiği bu konular üzerinde duracağım. Bilindik yanlarını bir tarafa bırakıp, bahsedilmemiş yanlarına değinelim.

Dünya insanlık tarihine mâl olmuş bir olay: Çanakkale Cephesi
Aslında bu başlık biraz iddialı. Bu cephenin tüme varımı olan WWI (Birinci Dünya Savaşı) toplumların birbirini kısıtlı olanaklarla katletmeye çalıştığı, sanayileşmiş dünyanın ilk büyük savaşı. Bu çarpışmanın içerisinde Marne cephe savaşlarından tutun da Kanal harekâtına kadar bir çok çarpışma yaşanmış. Bu muharebeler içerisinde Çanakkale'de yaşanılanlar da önemli bir yer alıyor.

Çıkarımları özetlersek;
  • 1917'deki Ekim devrimi, boğazı sıkılmış Rus çarlık yönetiminin son yardım çağrılarına da bütünleme desteğinin gitmemesi ile filizleniyor. 
  • İstanbul'un tarihi eserleri İngiliz ve Fransız gemilerinin top saldırılarıyla yok olmuyor, Doğunun geri kalmış uygarlıkları içerisinde, Doğunun Batı etkisinde yetişen aydınları için, Batının yenilmez olmadığı savına somut bir kanıt ortaya çıkıyor. 
  • Sonucunda büyük savaşın en az iki yıl daha uzamasına neden oluyor.
Alışık olmadığımız bir manzara: ANZAC askeri Türk askerine su veriyor.

Özele Etkileri
Çanakkale cephesi, elde kalan son kara parçalarındaki Osmanlı toplumlarının uluslaşma sürecine ivme katıyor. Öznesel anlamda çıkarımlardan bahsedelim.
  • Bu savaş bir bakıma devleti âli payitahtının (yüce devletin başkentinin), yani kalbinin yanına vurulmuş bir bıçak darbesi. 
  • İttihat Terakki Partisi ile ikinci kez meşruluk (anayasal haklar) katılmış bir monarşinin (saltanatın) kaybettiği topraklarını alması için son şans. 
  • Kendisine azınlıklar tarafından darbe vurulduğunu düşünen payitaht varislerinin (mirasçılarının) vatan savunmasına katılarak egemenliklerini (meşruluklarını) ispatları için son fırsat. 
  • Uzun süren askerlik sürelerinin toplumda yarattığı karşıt (muhalif) kesimi susturmak için tek şans.
  • Altınlara boğulan aşiretlerin yabancı uluslarla işbirliği yapması, devlete yabancılaşması ve bunun yerine devletin kuru ekmekle beslenen asıl (asli) unsurlarına dönüşü. 
  • Vatanın öz çocuklarından kurulacak bir ulusun atalarının ilk cengi.
cephede Yeni Zellanda askerleri
Birinci dünya savaşının gidişatını değiştiren bu savaşın çıkarımlarından ve özele etkilerinden kısaca söz ettikten sonra Çanakkale Savaşı konusuna değinelim. 
  • İngiltere öncülüğünde (Churchill'in taslağını hazırladığı) müttefiklerin Mısır'a yerleştirdikleri kuvvetlerini Çanakkale boğazından geçirmek suretiyle Osmanlı Devleti'ni safdışı bırakmayı,
  • Çarlık Rusyası'na lojistik destek sağlamayı ve bu lojistik destek yolları üzerinde kontrol noktaları oluşturmak suretiyle sömürgeleriyle bağlantısını güçlendirmeyi, 
  • Nihayetinde bu cepheyi kapatmak suretiyle (henüz savaşa girmemiş Bulgaristan'ın da tarafsızlığını korumasını sağlamayı) Almanya'yı orta Avrupa'da bırakıp cepheleri arasına girmeyi amaçlamaktadır.
  • Son Balkan Harbi faciasını yaşayan Osmanlı ordusu da Almanya'nın en zayıf karnıdır. 
Plan teoride mükemmel gözükmektedir.

bölgenin coğrafi yapısı
Kısa Çanakkale Savaşı Kronolojisi
  • İtilâf Devletleri’ne ait altı savaş gemisi Çanakkale Boğazı’na gelerek top atışında bulunur. Bu bombardımanda bir top mermisi Seddülbahir cephaneliğine isabet eder. Kasım 1914
  • İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti ile savaş kararı alır. Ocak 1915
  • Çanakkale kıyı şeridi İngiliz ve Fransız donanması tarafından bombalanır. Esas amaçları Osmanlı kıyı bataryalarının etkili menzilini ölçme amacı taşıyan bu armada görevini yerine getirdikten sonra geri çekilir. 19 Şubat 1915
  • Çanakkale kıyıları tekrar yoğun bombardımana tutulur.

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

15 Haziran 2013 Cumartesi

Kronoloji Yapalım: Devri İstibdattan Devri Hürriyete!


  • 21 Eylül'de doğar. 1842
'enteresan'
  • Annesi 10 yaşında vefat eder ve bakımını Sultan Abdülmecid'in eşi Pirüstü Kadın Efendi üstlenir.
  • Babası ölünce sultan olan amcası Sultan Abdülaziz, çıktığı Avrupa gezisine yanında çocuk Abdülhamit'i de götürür. 1867
  • Devlet borçlarını ödeyemez haldedir. Muharrem Kararnamesi ilân edilir. Devleti Ali iflas eder. 1875
  • Amcasının olaylı bir şekilde tahttan indirilmesi vesilesiyle tahta çıkan ağabeyi Murat'ın üç ay içinde akli dengesini kaybetmesine ve Çırağan Sarayı'na hapsedilmesine şahit olur. 1876
'Abdülhamit Han'ın bir portresi'
  • Sıra kendisine geldiği için 31 Ağustos'ta padişahlığı ilan edilir sonra Eyüb'de kılıç kuşanır ve 7 Eylül'de sultan olur. 1876
  • Mithat Paşa'nın da etkisiyle ilk Osmanlı anayasası Kanuni Esasi 23 Aralık'ta ilan edilir. 1876
  • Meclisi Mebusan (Vekiller Topluluğu) ve Ayan Meclisi (Seçkinler Topluluğu) üyelerinden oluşan ilk meclis 19 Mart'ta açılır. 1877
'bir çok yazıda da bahsettiğimiz 93 Harbi'
  • Rusya'nın Balkanlar bölgesinde ıslahat için verdiği tekliflerin 12 Nisan'da İbrahim Ethem Paşa hükümeti başta olmak üzere Osmanlı Devleti tarafından reddedilmesi üzerine Osmanlı - Rus Savaşı (93 Harbi) başlar. 1877

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

13 Şubat 2013 Çarşamba

Julien Viaud: Bir İstanbul Aşığı Pierre Loti

Bir süre öncesi
İnsanı uzun soluklu zannettiği hayatın içinden bakmak yanıltıyor. Her gün yeni planlar öngörmek ve bunları uygulamayı çabalamak kolay değil. Bunca düzenlemelerin arasında belki de kendimize vakit ayırmıyoruz.


'notunga'
Başbaşa kalabilme
Onlarca sözcükle kurulmuş zanaatkar cümleler bile yetersiz. Bazen beşer hakikaten tek kalmak istiyor. Hem de ruhunu elimsiz ve çelimsiz bırakmak istercesine. Kendisiyle barışık olmayanların bu sessiz birliktelikleri hep derin üzüntü içeriyor. Aslında arabesk kültürü bizi kendi benliğimizden alıp farklı diyarlara atana kadar mutluluğu da kendi beniyle paylaşabilen, salt kedere yoğunlaşmayan bir toplumduk. Bunun örnekleri anlatmakla bitmez. Gelin şimdi şöyle sizinle bir başbaşa verelim. Bizi anlatan insanı size bu ekrandan size anlatma fırsatını yakalamış olayım.

'notunga'
Sonra biri çıkar bizi anlatır
'Türkler bütün Doğunun en hoşgörülü insanlarıdır' der. Ya da öyle zanneder, kim bilir. Julien böyle düşünmüş. Kültürlerin henüz çatışmadığı fakat kültürlerin temsilcilerinin kanlı savaşlar içerisinde olduğu süregelen bir kapışma.


Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

3 Ağustos 2012 Cuma

Sekiz Buçuk Ay Savaşı

Bu yazıyı elinizde bir fincan Türk kahvesi ve bir parça acı çikolata ile -bir ısırık almadan önce koklamayı unutmayınız- okumanızı istiyorum.




Köfte ve bir dilim ekmek
Cümleme yeni senenin vermiş olduğu heyecanın ve bir yılın tecrübesinin getirdiği olgunluğun karışımının tadını size hissettirebilme isteğiyle başlıyorum. Açık unutulan bir musluk misali ellerim elverdiğince bilgi havuzuna bir damla cümle de ben katmaya çalışıyorum. Unutmayın bilgi bazen bayatlamış ekmek gibi de olabilir. Tadı tek başına güzel gelmeyebilir; ama en leziz köfte bayat ekmekle yapılanıdır. Yeter ki yumuşaması için biraz su katın.
Düşündünüz mü?
Kalem kağıt alıp yazmaya benzemez. En son izlediğiniz savaş filminin en alengirli sahnesi gibi de değildir. Savaşmak aynı zamanda açlığı göze almaktır. Vurmadan da öldürebilmektir. Sinsice sahnelenen yalanda doğru olarak gösterilmektir.

Varlık Vergisi
  • 981.105 kilo buğday
  • 689.740 kilo buğday unu 
  • 106.200 mısır unu
  • 85.954 kilo peksimet
  • 11.049 kilo et 
  • 18.678 kilo konserve et (veya kavurma) 
  • 2. 880 kilo çorbalık kavurma
  • 5.493 kilo sebze ve konserve
  • 23.383 kilo pirinç
  • 9.880 yumurta
  • 76.976 kilo fasulye
  • 57.808 kilo bakla
  • 20.971 kilo bulgur 
  • 16.161 kilo patates
  • 8.226 kilo soğan
  • 4.319 sadeyağ
  • 7.137,5 kilo zeytinyağı
  • 19,205 kilo zeytin
  • 350 kilo sardalye

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

12 Temmuz 2012 Perşembe

Bir ''Starbucks'' Yazısı: Kıraathaneler

Eskiler şöyle der
Bazılarına göre kahve Güney Amerika kıtasının gözdesidir, bazılarına göre Antik Yunana kadar dayanır. Son araştırmalarıma göre  kahveyi Afrikalı bir Arap bulmuştur. Kim bulduysa şükür ki, 'kırk yıllık hatrı var' sözü onun sayesinde vuku bulmuştur.

Kahve Tarihçesi
Hızlı bir yayılım gösteren kahvenin, 1517’lerde İstanbul’da içildiğine dair çeşitli yayınlar bulunmaktadır. Tarihçi Solakzade’ye göre kahve, 1519’da İstanbul’a gelmiştir.


Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

27 Aralık 2011 Salı

Bir Pasta Yazısı: ''Ay Çöreği''

Hadi 'Pasta' yemeye
Millet olarak hepimizin ortak paydalarından bir tanesinin de 'Pastahanelerde' buluşmak olduğunu fark ettim. Gerçi şimdilerde pasta'nelerin yerini ''cafeler'' almış gibi görünse de bu payda hala ayakta durmakta.

'notunga'
Parantez: Kafeteria ve Kafe
Kafeterya ya da kafelerin hızla çoğalmasının en büyük sebeplerinden birisinin de hızlı yemek kültürünün sanayi toplumlarında ön plana çıkmış olması. Tabi yeme kültürünün yerini de zamanla 'içecek kültürünün' alması cabası olmuş.
'notunga'
Devam edelim
Ortak paydalarımızdan olan 'Pasta'ne' çocukluğumuzdan itibaren bizi esir almış durumda. Çocukken cebimizde bir liramız varsa yarısını bakkaldaki plastik futbol topuna, diğer yarısını da pasta'neye gidip bir dilim pastamıza verirdik.


Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız.

22 Aralık 2011 Perşembe

Başibozuklar

Osmanlı Tokadı
Tokat çalışmaları ıslak mermere avuç içleri ile vurma şeklindedir. Bunun amacı; kalabalık bir düşman kitlesine karşı savaşanların bir süre sonra elindeki kılıcı ve kalkanı atıp düşmanın başına tokat vurmak suretiyle saf dışı etmeleri içindir. Bu tokatı yiyenlerin genelde boynu kırılır yada beyin travması geçirir.

'notunga'
Tarihi başucunuza koydum
Önüme çıkan ve okumak zorunda kaldığım bilgileri harmanlayıp, yeni bir çehreye bürümeyi ve bunu paylaşmayı seviyorum. Yatmadan önce izlediğim haber bültenleri tadında bir yazı yazmak istedim. O yüzden uyumadan önce bir göz atsanız iyi olur.

'notunga'
Kaptan Haddok
Kaçınız çizgi roman okuruydu bilmiyorum. Büyüklerimizin içerisinde çizgi roman okuyup da bu ismi duymayan nadir olur. İşte size bir kahraman: Kaptan Haddok. Enteresan (?!) şekilde kahramanımız çok küfürbaz bir karakterdir.


Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Strateji Notları: Koltuk Generali

Örnek Paylaşım


'notunga'
Yıllardır takip ettiğim ve çok önemli olduğunu düşündüğüm bilgiler veren bir sayfayı size tanıtmak istedim. Bu üstat çok mütevazi ve yaptığı çeviriler, araştırmalar ile ilk elden sağlam bir kaynak olmuş. Bakış açısı ile de bu işten zevk aldığını bize hissettiriyor ve sanki çok sevdiğimiz bir yemeği yer gibi bize çalışmalarını bir solukta okutuyor. İsteyen arkadaşlar inceleyebilir. Ben size bu sayfadan satır aralarından çekip çıkardığım kısa notlar nakletmeye çalışacağım. Şimdiden iyi seyirler.
''...Osmanlı ordusu daha evvelki İslam orduları gibi merkez, sağ kol ve sol kol olarak üç kısım olup, bunların önlerinde kademeli pişdar yani öncü kuvvetleri ve gerilerinde de ağırlıklarla dümdar denilen ardcılar bulunurlar...'' Burada eklemeden geçemeyeceğim 18.yy'a kadar ana hatları değişmemiş olan bu düzenin tüm konvansiyonel (çağdaş tabiriyle) harplerde uygulandığı varsayılabilir mi? Merak ettiğim husus bir gerilla harbini Osmanlı Ordusu daha önceki yüzyıllarda uygulamış mıdır? Diğer bir husus da geniş arazilerde yapılan meydan muharebeleri haricinde tesadüf muharebesi tadında manevralara fazla elvermeyen arazilerde de aynı taktik mi uygulanıyordu?
Hilal Kıskacı 
''...Osmanlı ordusu akıncı veya tatar kuvvetleri hariç olarak düşman arazisinde yürürken veya muharebe halinde iken ön tarafı bir miktar açık bir hilal veya nal şeklinde idi; bu hilal veya kıskacın içine düşmek kurtarılması pek müşkül bir tehlike teşkil ederdi. 1396'daki Niğbolu Muharebesi'nde Yıldırım Bayezid'in ileri karakollarını kılıçtan geçirerek sevinçle ilerleyen Fransız şövalyeleri hilal şeklinde yürüyen Türk ordusunun kıskacı içine alınarak imha edilmişlerdi...'' Tabi dönemin şartları altında bugün uygulanan taktikler beklenemezdi. Ancak temel olarak baz aldığımızda bugün halihazırda uygulanan talimnamelerin bu taktiklere atıfta bulunması asker için önemli olan moral motivasyona çok olumlu tesir edeceği kanısındayım.
Baskına karşı önlem
''...Ordu düşman arazisinde veya düşmanla temas edilmesi yaklaştığı zamanda en önde ve kısm-ı küllîden(ana kısım) iki günlük mesafede akıncı ya da hafif süvari kuvetleri giderdi; akıncı teşkilatı kalktıktan sonra ise bu vazifeyi Kırım Hanı'nın kuvvetleri görmüştü. Gerek akıncı ve gerek tatar kuvvetleri ileriye, sağa ve sola yayılarak ordunun bir baskına uğramasına mani olurlar ve aynı zamanda düşman hakkında geriye esaslı malumat veririlerdi...'' İleri gözetleme ve düşmandan gelecek baskın tarzındaki harekatlar bir yana düşmanı beklenmedik yerde zaafa uğratması hususu dönemin taktiklerinde görüldüğü gibi çok ön plana çıkmakta.
  • Bir komutanın işi komuta etmektir.
  • Şimdi ivedilikle uygulanacak iyi bir çözüm, on dakika sonra uygulanacak mükemmel bir çözümden daha iyidir.
  • Her zaman sorunların kaynağına odaklanın.
  • Azim, çalışkanlık ve sonsuz bir tutku ile her adam büyük biri olabilir.
  • Komutanız altındakilerden yapmalarını istediğiniz her şeyi kendiniz de yapın. 
Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız. 

31 Temmuz 2011 Pazar

Eldeki Birikimlerle Teşkilat-ı Mahsusa ve Ermeni Meselesi

İstihbarat Meselesi Teşbihi
"...Bu beş tür casusun hepsi bir arada kullanıldığında
gizli istihbarat sistemini kimse ele geçiremez . Buna, 'İplerin
Kutsal Kullanımı' denilir.
"*
Akıllıbilgi** meselesi takdir edersiniz ki her zaman hassas konuların başında gelmiştir. Eldeki verileri ayıklayalım derim ama; uzun sözü örneklersem eğer, bilmem nerede akan suda elmas arayan işçileri vardır ya hani çamurun arasında altın zerreciklerini bile es geçmezler, haberi ayıklamak da böyledir. Takım elbiseli adamları sadece filmlerde görürsünüz, onun üzerine yakıştırdığı elbise görünmezlik zırhıdır. Aynen madencilerin en önemli giysisinin de (blue jean) kot pantolon olduğu gibi, hem de dayanıklıdır. (1)


'notunga'
Tarihin Akışında Örnekleri
İhtiyaçtan olsa gerek 1939 yılı sonlarında ABD (İngiliz istihbaratından yararlanarak); FBI, ONI ve MID başkanlarını bir araya getiren "Bölümlerarası İstihbarat Komitesi" (Interdepartmental Intelligence Committee - IIC) (2) kurmuştur. Komite'nin amacı istihbarat alanında devlet organları arasında koordinasyon ve işbölümünü sağlamaktır. Bölümlerarası İstihbarat Komitesi'nin kurulmasıyla başlanan çalışmalara, bir başka merkezi koordinasyon ve ayrıca analiz birimi olan "Enformasyon Koordinasyon Ofisi"nin (Office of Coordinator of Information - COI) kurulmasıyla devam edilmiştir. Enformasyon Koordinasyon Ofisi, Amerikan istihbaratında bizzat Başkan tarafından saptanan dağınıklığı gidermek amacıyla, bir üst istihbarat koordinasyon ve analiz birimi olarak kurulmuştur. Tarihi örneklemeyi burada noktalıyorum.

Yazının devamını okumak istiyorsanız "NOTUNGA: ENTERESAN NOTLAR TEZGAHI" adlı kitabı okumalısınız.